Kill it, final bölümünde ağlamaktan harap olduğum
dizilerden biri oldu. Bu kadar çok ağlayacağımı ben de tahmin etmiyordum.
Açıkçası ben diziyi sevdim. Evet mantık hataları çoktu ama zaten diziyi
çerezlik niyetine izlediÄŸim için ‘Haa öyle mi olmuÅŸ, tamam olsun’ diyerek
üzerinde durmadım. Her şeyi ciddiye alıp dört dörtlük bir kurgu beklesem bu
kadar zevk alamazdım. Buradan sonra spoiler gırla gidiyor.
Ki aslında, senaryoda çok parlak fikirler vardı
bence. Böyle organize ve üst düzey organ mafyacılığı, yapay döllenmeyle kişiye
özel ‘yedek organ’ niyetine insan üretilmesi falan kan dondurucu olmasının
yanında epey zekiceydi de.
Öncelikle Nana’dan bahsetmek istiyorum. İlk iki bölümden sonra onun
yüzünden neredeyse bırakacaktım diziyi. Nasılsa dizi ilerledikçe çok sevdim.
Bir kere oyunculuğu bence gayet iyi, sondaki ağlama sahnesi ne kadar doğaldı. O
andan sonraki sahnelerde bile ağlamamı durduramadım ben. Sonra kız
cidden güzel, yukarıda Allah var. Isınamadığım nokta karakteriydi ama o da
gittikçe açıldı, sadeleÅŸti bence. ‘Ben iyi ve zeki polisim tüm gizleri çözerim.
Dartta da derecem var o yüzden her an her yere bi’ÅŸey fırlatabilirim.’ havası geçti.
E sonra benim de kanım ısındı. Mert, açıksözlü, gösterişsiz ve ayakları yere
basan bir karaktere dönüştü.
Ben Jang Ki Young’la uyumlarını da sevdim. Ya
sadece Jang Ki Young’un (yani dizideki adıyla Kim Soo Hyun’un) kendi
hikayesini, bu yolu isteyerek seçmediÄŸini Do Hyun Jin’e anlatmasını çok
isterdim. Çünkü Soo Hyun da kurbanlardan biriydi.
Son olarak, dizideki yan karakterler de diziyi
sevmemde büyük rol oynadılar. Hyun Jin’in yanındaki Dedektif Lee ve Savcı Yoon’u çok sevdim. Soo Hyun ölecek bari savcıyla Hyun Jin arasında bir ÅŸeyler olsun
:p diye düşünmedim deÄŸil. Bir de Jang Ki Young’un İngilizcesi hiç de fena
deÄŸildi. Pavel’in İngilizcesinde Rus aksanı olmasını, yabancı uyruklu
oyuncuların da kadroda yer almasını profesyonelce buldum.
![]() |
Bu arada kamera arkası videolarını izlemenizi şiddetle öneririm. Nana zaten dişleri güzel, dizi boyunca hüzünlü de olsa gülümsüyor da, Jang Ki Young'un dizide neredeyse dişlerini göremiyoruz. Kamera arkasındaysa doğal ve samimi gülücükler saçıyor.





















